ASA ile dış mekân parçaları: güneşe ve yağmura dayanan baskılar
Balkonda, bahçede ya da aracın dışında duracak bir parça birkaç ay içinde solup kırılıyorsa, sorun çoğu zaman tasarımda değil malzemededir.
Dış mekân, plastik parçalar için en zorlu ortamlardan biridir. Güneşin ultraviyole ışınları, gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı, yağmur ve nem aynı anda etki eder. İç mekânda yıllarca sorunsuz duran bir PLA parçası, güneye bakan bir balkonda tek bir yaz geçirdikten sonra rengi solmuş, eğilmiş ve kırılgan hâle gelebilir. Bu yazıda dış mekân için en sık önerdiğimiz filamenti, ASA'yı anlatıyoruz.
ASA (akrilonitril stiren akrilat), kimyasal olarak ABS'ye çok yakın bir malzemedir. Aradaki temel fark, ABS'deki bütadien kauçuğunun yerini ASA'da akrilik bazlı bir kauçuğun almasıdır. Bu küçük değişiklik büyük bir sonuç doğurur: ASA, güneş ışığına karşı ABS'den çok daha dirençlidir. Rengini daha uzun süre korur, yüzeyi tebeşirlenmez ve mekanik özelliklerini yıllarca kaybetmez. Otomotiv sektöründe dış ayna kapakları, ızgara parçaları ve dış trimlerde ASA'nın yaygın olarak kullanılmasının nedeni budur.
Hangi parçalar için ASA seçmeli?
Kural basit: Parça düzenli olarak doğrudan güneş görecekse ASA ilk adayımızdır. Atölyemizde ASA ile en sık bastığımız işler şunlar:
- Araç dış parçaları: Tampon ve far çevresindeki kapaklar, ayna ve anten parçaları, plaka aparatları, çamurluk klipsleri.
- Bahçe ve balkon ürünleri: Saksı ayakları, sulama sistemi bağlantıları, çit ve tel tutucuları, kuş yemlikleri.
- Tekne ve deniz ekipmanı: Kablo geçişleri, kapak mandalları, küçük tutucular. Tuzlu su ortamında metal parçaların paslanacağı yerlerde işe yarar.
- Tabelalar ve dış mekân kutuları: Harf, logo ve sensör kutusu gibi parçalar.
Isı açısından da ASA güvenlidir. Yumuşama sıcaklığı yaklaşık 100 °C civarındadır, yani yazın güneş altında kalan koyu renkli bir parçanın ulaşabileceği sıcaklıkları rahatlıkla karşılar.
ASA'nın zor tarafı: baskı süreci
ASA'nın dayanıklılığının bir bedeli vardır: basması PLA ya da PETG kadar kolay değildir. Soğurken büzülür ve özellikle büyük, düz tabanlı parçalarda köşelerin tabladan kalkmasına, yani çarpılmaya eğilimlidir. Bu yüzden ASA'yı kapalı kabinli bir yazıcıda, ısıtılmış tabla ile ve hava akımından uzak basmak gerekir. Baskı sırasında stiren kokusu da çıkar; iyi havalandırılan bir ortam şarttır. Evde, kapalı kabini olmayan bir yazıcıyla ASA basmaya çalışanların en sık yaşadığı sorun, parçanın yarısında katmanların birbirinden ayrılmasıdır.
ASA parça tasarlarken dikkat edilecekler
- Keskin köşelerden kaçının. Tabana değen köşeleri birkaç milimetre yuvarlatmak, çarpılmayı belirgin şekilde azaltır.
- Büyük düz tabanları bölün. Çok geniş ve ince bir levha yerine, alttan nervürlü bir tasarım hem daha sağlam hem daha kolay basılır.
- Duvarları biraz kalın tutun. Dış mekânda darbe ve titreşim beklenir; en az üç çevre çizgisi, yani yaklaşık 1,2–1,6 mm duvar iyi bir başlangıçtır.
- Vidalı bağlantılar için ısıl gömme somun kullanın. Plastiğe doğrudan açılan diş, tekrar tekrar sökülüp takıldığında zamanla bozulur. Pirinç ısıl gömme somunlar bu sorunu ortadan kaldırır.
Renk seçimi de ömrü etkiler
Siyah ASA, güneş ışığını daha çok emdiği için yüzeyi daha fazla ısınır ama UV'ye karşı en iyi korumayı sağlayan renklerden biridir. Açık renkler daha serin kalır ama zamanla hafif renk değişimi gösterebilir. Araç parçalarında orijinal parçaya uyum için genellikle siyah tercih edilir.
ABS mi, ASA mı?
Parça sadece iç mekânda, örneğin bir cihazın içinde ya da aracın kabininde duracaksa ABS yeterlidir ve biraz daha ekonomiktir. Parça güneş görecekse fark maliyetin çok ötesindedir: ABS dışarıda birkaç ay içinde sararıp kırılganlaşabilirken ASA yıllarca işini görür. Bu yüzden dışarıda kullanılacak her parça için tereddüt etmeden ASA öneriyoruz.
Dış mekânda kullanacağınız bir parça için malzeme konusunda emin değilseniz, parçanın fotoğrafını ve nereye takılacağını bize yazın; malzemeyi ve tasarımı birlikte değerlendirelim.